Basketbolun yukselen yıldızı Basketbolhaberi.com
Yeni Sezon, Yeni Salon, Yeni Koç
Yazarın Tüm Yazıları

Yeni Sezon, Yeni Salon, Yeni Koç

Sezon başında kulübün içine girdiği karmaşanın her bir branşı etkileyeceği aşikardı. Ama bir yılı devirip arkamıza baktığımızda en büyük başarı kaybına uğrayan branş, hepinizin katılacağı gibi Erkek Basketbol Takımıydı.


Yol aldığı üç kulvarda da hayal kırıklığı yaratan takımın artık yeni yüzlerle, yeni heyecanlara daha sakin, daha huzurlu bir kulüp idaresiyle tekrar hayaller kurdurtabilen bir takım haline gelmesi gerekiyor. Hayaller kurdurtabilen bir takım haline diyorum; çünkü, maalesef bu kulüp bir türlü hak ettiği yeri edinemedi Euroleague’de. Bütçesiyle, taraftarıyla, kulüp yapısıyla olması gerektiği yerin bir basamak altında çok zaman kaybetti. O adımı bir türlü atamadı, sendeleyip bir basamak daha aşağıda bulduğu bile oldu kendini, bu sene olduğu gibi. İşte o adımı atmanın en büyük anahtarının koçtan geçtiğini son sezon Dusan Ivkovic bize bir kez daha gösterdi. Şapkadan tavşan çıkardı. Sezona Kemal Dinçer’in genel menajerliğinde yola çıkan Fenerbahçe Ivkovic’e niyetlense de, Dusan Ivkovic bir kulüp takımı çalıştırmayacağını açıklayarak, şapkadan çıkardığının “niyet tavşanı“ olmadığını gösterdi. Ivkovic’e niyet Messina’ya kısmet basitliğinde manşetler attırmak isterken Fenerbahçe, CSKA manşet değil imza attırdı Messina’ya. 45 milyon Euro’luk takımın çileğini de koydu tepesine (son günlerin itici tabiriyle). Bütün bunların sonun da bana göre Avrupa’nın dört büyük antrenöründen en genci olan Simone Pianigiani’ye attırdı imzayı Fenerbahçe Ülker.

Simone Pianigiani’ye giden yolun kısa bir özetinden sonra artık o yolun sonundaki ışıktan bahsedelim birazda. Düşüşte olan İtalyan basketbolunun son yıldızı, son yıllarda Siena hegemonyasının başlangıç noktasından bugüne kadar ki her anında orada olan, bir çalışmanın, bir projenin meyvesi Pianigiani. Ergin Ataman ve Carlo Recalcati dönemlerinde gün geçtikçe büyüyen Siena da eş zamanlı olarak mutfakta bir koç pişiyordu. Recalcati’nin ayrıldığı 2005-2006 sezonunda Sienanın başına geçme yaşı gelen Pianigiani 10 yıl asistan koçluk yaparken bençte sadece yer kaplamak için bulunmadığını 6 yıl üst üste Sienayı İtalya şampiyonu yaparak gösterdi. Düşüşteki İtalyan basketbolu, lig şampiyonluğu, başarı; bu üç kelime yan yana geldiğinde başarı kelimesi biraz sırıtır gibi dursa da gözünüze, yaptıklarının küçük bir iş olmadığını iki “Final Four” oynatarak gösterdi herkese. Bu başarıyı biraz daha yaldızlandırmak için Siena’yı biraz tanımak yeterli oluyor.

Artık büyük, kocaman hatta dev bütçeli kulüplerin bulunduğu Euroleague’de Siena gayet mütevazi bütçelerle başarıyı yakalamış bir yapı. Milyonlar harcayan Fenerbahçe Ülker ve Anadolu Efes bile bu büyük bütçeli kulüplerle aşık atamazken Pianigiani’li Siena’nın yaptıkları ders alınması gereken sistematiğin başarısıdır. Hazır sistem demişken biraz daha girelim Pianigiani’nin beyninin içine. Sistem, savunma , sertlik ve istikrar. Sanırım bu dört kelime anlatıyher şeyi onun oynattığı basketbolu anlamak için. Topa yapılan baskı, bunaltıcı seviyede sert savunma Siena’yı anımsamanıza yardımcı olmuştur sanırım. Evet o yeşil formalı olan takım. Bir takımın karakter kazanması böyle bir şey. Sahadaki kurguyu, oyunu gördüğünüzde evet bunlar onlar dedirtebilmek. İşte bunu dedirttirebilmekte koçların işi. Bunda istikrar sağladığınızda iyi koç sınıfına girmişsiniz demektir. Bu sınıfın son üyesi artık Fenerbahçe’de. Yıllar içinde kadrosunda sürekli değişime uğrayan. Kendi içinde yıldızlar yaratıp, sonra Siena’nın hacminden taşıp o büyük bütçeli takımlara kaçan bir Siena kurgusunda, her bir sonraki sene yine evet bunlar onlar dedirtebilen adam. Sistemin içinde kendi yıldızlarını çıkaran ama klasik tabirle makine gibi dişlileri her daim çalışan. Bireysel performans ile değil sistemsel oyunla gelen başarı veya başarısızlık.

Sanırım Fenerbahçe’nin de en çok buna ihtiyacı var. Karmaşık oyun yapısı, sahaya baktığınızda bir kaos görüntüsü çok alışmaya başladığımız bir görüntüydü Fenerbahçe de son iki yılda.

Bakalım ne kadar başarabilecek bu sistemi oturtmayı. Transferler çok önemli bu noktada. İstediği yapıda bir takım kuramazsa yapabileceklerinin ini İtalya milli takımının başındaki performansından gayet iyi biliyoruz. Buradaki en hassas nokta kulübün ona sağlayacağı imkanlar. Sistemine, o bunaltıcı savunmasına ayak uydurabilecek oyuncularla bir araya getirebilecek mi yönetim onu. Şayet yönetim Piaginani’nin isteklerini yüzdeli bir şekilde karşılarsa, yeni salonda, yeni bir ruha bürünmüş taraftarlarla, kenarda genç bir Akdenizli ateşe verebilir parkeleri.

Yazan: Özcan Hacıfazlıoğlu | Tarih: 18.07.2012


Basketbolhaberi.com bir haber portalıdır. Basketbolhaberi.com'da yazılan haberler ve yorumlardan yazarlar ve/veya kaynakları sorumludur. Sitemizin içeriğinin bir bölümü, internetten toplanarak yayınlanmaktadır. Hak sahipleri talep ettiğinde yer alan içerikler kaldırılabilir. İletişim/Reklam: bilgi@akcombilisim.net
Bugün 23 Mayıs 2019, Perşembe